22-AVRUPA TURKLERi - KİTABOOKU - Blogcu



KİTABOOKU

Bulgaristan vatandaşı Türkler'in haklarına 'gasp' gi

14/2/2007 · Kategori: 22-AVRUPA TURKLERi

Bulgaristan parlamentosunda, 3 ay sonra yapılacak Avrupa Parlamentosu (AP) milletvekilliği seçiminde Türkiye'de yaşayan Bulgaristan vatandaşlarının oy kullanmalarını engellemek amacıyla muhalefet partileri tarafından hazırlanan yasa tasarısı değişikliği kabul edildi.

Eski başbakanlardan İvan Kostov'un liderliğini yaptığı Güçlü Bulgaristan İçin Demokratlar (DSB) ile ırkçı ve aşırı milliyetçi ATAKA partisi milletvekilleri tarafından gündeme getirilen yasa tasarısı değişikliğine iktidardaki koalisyon partilerinden bazı milletvekillerinin de destek vermesi dikkat çekti.

Yasa tasarısı değişikliği üyelerinin çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu ve koalisyon hükümetinin ortağı olan Hak ve Özgürlükler Hareketi'nin (HÖH) karşı çıkmasına rağmen, 55'e karşı 111 oyla kabul edildi. Oylamada 40 milletvekili ise çekimser kaldı.

AP Milletvekilliği Seçim Yasa tasarında yapılan değişikliğe göre, 3 ay sonra yapılacak seçimde Avrupa Birliği üyesi olmayan ülkelerde yaşayan Bulgaristan vatandaşları oy kullanamayacak. Bu vatandaşların oy kullanabilmesi için seçim tarihinden en az 3 ay önce Bulgaristan'a gelip seçim günününe kadar Bulgaristan'da ikamet etmeleri gerekecek.

-HÖH'TEN SERT TEPKİ-

Muhalefet partileri milletvekillerinin alkışları ve sevinç çığlıkları ile kabul edilen tasarı değişikliğine HÖH ise sert tepki gösterdi.

HÖH milletvekilleri değişikliğin kabul edilmesi üzerine kararı protesto ederek, genel kurul salonunu terk etti.

HÖH milletvekillerinden Lütfi Mestan, yasa tasarısı ile Bulgaristan vatandaşları arasında ayrımcılık yapıldığını belirterek, "Yasa tasarısındaki bu antidemokratik değişikliğe evet oyu verenler bu utancı ömür boyu yaşayacaklardır" dedi.

HÖH milletvekili Remzi Osman da A.A muhabirine yaptığı açıklamada, yasa tasarısı ile yurt dışında yaşayan Bulgaristan vatandaşlarının oy kullanma haklarının zorla ellerinden alındığını söyledi.

Bu haksız uygulamanın ortadan kaldırılması için her türlü girişimi yapacaklarını belirten Osman, söz konusu uygulamanın hem Bulgaristan anayasasına hem de Avrupa İnsan Hakları Beyannamesine aykırı olduğunun altını çizdi.

Bulgaristan'da 3 ay sonra yapılacak seçimle Avrupa Parlamentosun'da ülkeyi temsil edecek 18 milletvekili seçilecek. Türkiye'deki Bulgar vatandaşlarının oy kullanmalarının engellemesinin HÖH'e seçimde en az iki milletvekilliği kaybettireceği tahmin ediliyor.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Avrupa Birliği - "Aşure" gibi bir topluluk AVROMANLILAR

13/2/2007 · Kategori: 22-AVRUPA TURKLERi

Nuh'un Gemisi’ni bilirsiniz. Ama "aşurenin" öyküsünü bilmiyor olabilirsiniz. Aşure öyle "herhangi bir" tatlı kategorisine girmez, geçmişi taa "Nuh'un Gemisine" uzanır. Aşurenin Avrupa’yla ilgisi mi? İşte Muhsin Omurca’nın biraz da eğlenceli bakışı.

| Bild: Muhsin Omurca; Foto: Dieter Mayr
Muhsin Omurca
|
Tufandan yırtmış Nuh'un teknesinde, upuzun yolculuk sırasında erzak çuvalları iyice boşalmaya yüz tutmuş, Nuh'a da tasası düşmüştür. Teknesindeki canlıların karnını nasıl doyuracak, sağ salim Ağrı dağına varmalarını nasıl sağlayacaktır?

Başka çözüm yoktur, ambarda bulduğu bütün artıkları, kırıntıları koskoca bir kazana koyar, ağzına kadar su doldurup saatlerce kaynatır ve insandı, hayvandı, etoburdu, otoburdu, börtüdü böcekti demeden bütün tekne ahalisinin karnını doyurur ve bildiğimiz gibi hepsini sağ salim karaya çıkarır.

Aşure tadında bir birlik

Bu nedenle biz Türkler, her yılın belirli günlerinde "aşure" pişirir, tabaklara doldurur ve Almanların pek bilmedikleri bir "komşulararası-aşure-değiş-tokuş-getir-götür" trafiği ile insanlık ve hayvanlığın kurtuluşunu kutlarız. Günümüzde aşure, buğday, fasulye, nohut, çam fıstığı, kurutulmuş kayısı, ceviz, kuru üzüm, su, tarçın, karanfil, bir tutam tuz ve bol şeker gibi birbiriyle ilgisi olmayan çok farklı malzemelerden oluşur. Almanların meşhur "Müsli"sinin dumanı tüteni yani.

Aslında işte bu Avrupa Birliği de böyle "aşure" gibi bir topluluk; "Aşure Birliği".

| Bild: © Muhsin Omurca
© Muhsin Omurca
|
Hele hele Türkiye'nin AB üyeliği söz konusu olunca, hemen her seferinde "biz Avrupalılar ve siz Türklerin hiçbir ortak tarafı yok, biz ayrı dünyaların insanıyız" tarzı inleyen nağmeleriyle ruhumuzu karartıyor, bu arada kendilerini de bize sanki bir batında doğmuş, birbirinin tıpa tıp kopyası 25izlermiş gibi yutturmaya kalkıyorlar.

Yav, Allah aşkına Finlilerle Yunanlıların benzerliği nedir? Ya da Estonyalılarla Endülüslülerin? Litvanyalılarla Sicilyalıların, Romanyalılarla İskoçların, Bulgarlarla Fransızların... Devam ettikçe insanın ağzında Nuh'un mutfağından çıkma "aşure“ tadında bir tat peydahlanıyor yavaştan. Aşure aşuredir ve gaz yapar, ha Türkiye'yi de katmışsın içine ha katmamışsın, farketmez.

Avrupa Birliği Türkler sayesinde kuruldu

Gerçekte tek bir ortak noktası var Avrupalıların, onları Türklerden farklı kılan. Tek ortak nokta. Avrupalının “TÜRK KORKUSU”.

Tarihlerinde kaç kere kendi aralarında savaşıp birbirlerini doğrarken, aniden durup: "Durun! Türkler geliyooor! Hep berabeeer hücuuuuuuum!" deyip birlik oldular?

| Bild: © Muhsin Omurca
© Muhsin Omurca
|

Hani Türkler zırt pırt ufukta görünmeseler, çoktaaan silmişlerdi birbirlerini tarihten. Bugün ilaç için bir tane bile Avrupalı kalmamıştı piyasada.

Allahtan bizimkiler arasıra "Ne bu gürültü lan, gelirim şimdi oraya haaa!" deyu diklendiler de nesilleri tükenmedi, bugünlere gelebildiler. Varlıklarını bize borçlular.

Üstelik sayemizde ikide bir barış yapıp, birlik oldular. Türkler olmasaydı hayatta bir araya gelemezlerdi. Avrupa Birliğini de sayemizde kurdular. O çok övündükleri kulübü biz Türklere borçlular. Uzun lafın kısası, "Türkler, Avrupa Birliğinin hariçten kurucu üyesidirler".

Ben diyorum ki; Türkiye ve AB birbirini tamamlayan iki zıt kutup gibidirler; "tencere-kapak gibi, alt-üst gibi, kuzey-güney, baş-son gibi". Biz Yin ve Yang'ız. Binlerce yıldır neden at sırtında batıya doğru yollara döküldük sanıyorsunuz? Kendi "Yang'ımızı" aramadaydık tabii ki. Ve sonunda "Avrupa" isimli çıkmaz sokakta bulduk aradığımızı. Kader yollarımızı birleştirdi. Bulduk bir kere Avrupalıyı bırakırmıyız hiç? Biz biraz mazoşistsek, AB de o kadar sadist, Allah bir yastıkta kocatsın.

AVROmanlılar geliyor! Hem de davul dümbelek çala çala, döktüre döktüre...

Hiç nazsız, beklentisiz, arzusuz düğün görülmüş mü? Bugüne kadar ama hep Avrupalı sürdü önümüze isteklerini, standartlarını. Şimdi sıra bizde. Buyrun size birkaç Türk-standartı:

• Kıbrısı verin! diye yırtınmayın hiç. Olmaz! Bizim geleneklerimize aykırı. Bizde önce evin büyük kızı evlenir.

| Bild: © Muhsin Omurca
© Muhsin Omurca
|
• Temizlik demek "tahratlanmak" demektir. Biz sizin gibi tuvalet kağıdı değil, su kullanırız. Bizim tuvaletlerde illa ki taharat musluğu bulunur. Bundan dolayı Avrupa’daki bütün ülkeler Estonya’dan Malta’ya, İrlanda’dan Portekiz’e kadar hepsi helalarına taharat musluğu koyacak! Mümkün olmayan tuvaletlerde ise içi su dolu Cola şişesi bulundurulacak.

• Avrupa’daki bütün dağların gölgeleri tespit edilecek. Atatürk silüetine benzeyenler belirlenecek, o araziler Yunanistan’da bile olsa çevrilecek, bölgede sürü otlatmak yasaklanacak.

• Avrupa bayrağına saygı kanunu çıkacak. Yani AB bayrağını balon yapıp tekmelemek, sutyen, bikini-tanga olarak giymek, aptestsiz ellemek yasak olacak. Evet, ne de olsa o 25 yıldızdan biri de bizim bayrağın yıldızıdır! Ama illa ki serbest bırakacaksanız; en azından bizim yıldızımızın edep yerine denk gelmemesine dikkat edilecek!

• Demokrasi çok narin bir çiçektir. Korunmaya muhtaçtır! Tüm AB ülkelerinde demokrasiyi koruma görevini bizim ordu üstlenecek.

• AB üyesi olduğumuz an Osmanlıların hayali ve hedefi gerçekleşmiş olacaktır. Bu nedenle AVROmanlı İmparatorluğunun başkenti İstanbul olup, tüm vatandaşların alt-üst kimliği de "Avrupalı" değil "AVROmanlı" olacaktır.

Muhsin Omurca

© Qantara.de 2007


Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::

<-- Zirve100 kodu baslangici -->
Zirve100 En iyi

Zirve100 En iyi