
Bulgaristan
parlamentosunda, 3 ay sonra yapılacak Avrupa Parlamentosu (AP)
milletvekilliği seçiminde Türkiye'de yaşayan Bulgaristan
vatandaşlarının oy kullanmalarını engellemek amacıyla muhalefet
partileri tarafından hazırlanan yasa tasarısı değişikliği kabul edildi.
Eski
başbakanlardan İvan Kostov'un liderliğini yaptığı Güçlü Bulgaristan
İçin Demokratlar (DSB) ile ırkçı ve aşırı milliyetçi ATAKA partisi
milletvekilleri tarafından gündeme getirilen yasa tasarısı
değişikliğine iktidardaki koalisyon partilerinden bazı
milletvekillerinin de destek vermesi dikkat çekti.
Yasa tasarısı değişikliği üyelerinin çoğunluğunu Türklerin
oluşturduğu ve koalisyon hükümetinin ortağı olan Hak ve Özgürlükler
Hareketi'nin (HÖH) karşı çıkmasına rağmen, 55'e karşı 111 oyla kabul
edildi. Oylamada 40 milletvekili ise çekimser kaldı.
AP Milletvekilliği Seçim Yasa tasarında yapılan değişikliğe
göre, 3 ay sonra yapılacak seçimde Avrupa Birliği üyesi olmayan
ülkelerde yaşayan Bulgaristan vatandaşları oy kullanamayacak. Bu
vatandaşların oy kullanabilmesi için seçim tarihinden en az 3 ay önce
Bulgaristan'a gelip seçim günününe kadar Bulgaristan'da ikamet etmeleri
gerekecek.
-HÖH'TEN SERT TEPKİ-
Muhalefet partileri milletvekillerinin alkışları ve sevinç
çığlıkları ile kabul edilen tasarı değişikliğine HÖH ise sert tepki
gösterdi.
HÖH milletvekilleri değişikliğin kabul edilmesi üzerine kararı protesto ederek, genel kurul salonunu terk etti.
HÖH milletvekillerinden Lütfi Mestan, yasa tasarısı ile
Bulgaristan vatandaşları arasında ayrımcılık yapıldığını belirterek,
"Yasa tasarısındaki bu antidemokratik değişikliğe evet oyu verenler bu
utancı ömür boyu yaşayacaklardır" dedi.
HÖH milletvekili Remzi Osman da A.A muhabirine yaptığı
açıklamada, yasa tasarısı ile yurt dışında yaşayan Bulgaristan
vatandaşlarının oy kullanma haklarının zorla ellerinden alındığını
söyledi.
Bu haksız uygulamanın ortadan kaldırılması için her türlü
girişimi yapacaklarını belirten Osman, söz konusu uygulamanın hem
Bulgaristan anayasasına hem de Avrupa İnsan Hakları Beyannamesine
aykırı olduğunun altını çizdi.
Bulgaristan'da 3 ay sonra yapılacak seçimle Avrupa
Parlamentosun'da ülkeyi temsil edecek 18 milletvekili seçilecek.
Türkiye'deki Bulgar vatandaşlarının oy kullanmalarının engellemesinin
HÖH'e seçimde en az iki milletvekilliği kaybettireceği tahmin ediliyor.
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!

Nuh'un Gemisi’ni bilirsiniz. Ama "aşurenin" öyküsünü bilmiyor
olabilirsiniz. Aşure öyle "herhangi bir" tatlı kategorisine girmez,
geçmişi taa "Nuh'un Gemisine" uzanır. Aşurenin Avrupa’yla ilgisi mi?
İşte Muhsin Omurca’nın biraz da eğlenceli bakışı.
| Bild:

Muhsin Omurca
|
Tufandan yırtmış Nuh'un teknesinde, upuzun yolculuk sırasında erzak
çuvalları iyice boşalmaya yüz tutmuş, Nuh'a da tasası düşmüştür.
Teknesindeki canlıların karnını nasıl doyuracak, sağ salim Ağrı dağına
varmalarını nasıl sağlayacaktır? Başka
çözüm yoktur, ambarda bulduğu bütün artıkları, kırıntıları koskoca bir
kazana koyar, ağzına kadar su doldurup saatlerce kaynatır ve insandı,
hayvandı, etoburdu, otoburdu, börtüdü böcekti demeden bütün tekne
ahalisinin karnını doyurur ve bildiğimiz gibi hepsini sağ salim karaya
çıkarır.Aşure tadında bir birlikBu nedenle biz
Türkler, her yılın belirli günlerinde "aşure" pişirir, tabaklara
doldurur ve Almanların pek bilmedikleri bir
"komşulararası-aşure-değiş-tokuş-getir-götür" trafiği ile insanlık ve
hayvanlığın kurtuluşunu kutlarız. Günümüzde aşure, buğday, fasulye,
nohut, çam fıstığı, kurutulmuş kayısı, ceviz, kuru üzüm, su, tarçın,
karanfil, bir tutam tuz ve bol şeker gibi birbiriyle ilgisi olmayan çok
farklı malzemelerden oluşur. Almanların meşhur "Müsli"sinin dumanı
tüteni yani.Aslında işte bu Avrupa Birliği de böyle "aşure" gibi bir topluluk; "Aşure Birliği".
| Bild:

© Muhsin Omurca
|
Hele hele Türkiye'nin AB üyeliği söz konusu olunca, hemen her seferinde
"biz Avrupalılar ve siz Türklerin hiçbir ortak tarafı yok, biz ayrı
dünyaların insanıyız" tarzı inleyen nağmeleriyle ruhumuzu karartıyor,
bu arada kendilerini de bize sanki bir batında doğmuş, birbirinin tıpa
tıp kopyası 25izlermiş gibi yutturmaya kalkıyorlar.Yav,
Allah aşkına Finlilerle Yunanlıların benzerliği nedir? Ya da
Estonyalılarla Endülüslülerin? Litvanyalılarla Sicilyalıların,
Romanyalılarla İskoçların, Bulgarlarla Fransızların... Devam ettikçe
insanın ağzında Nuh'un mutfağından çıkma "aşure“ tadında bir tat
peydahlanıyor yavaştan. Aşure aşuredir ve gaz yapar, ha Türkiye'yi de
katmışsın içine ha katmamışsın, farketmez.Avrupa Birliği Türkler sayesinde kurulduGerçekte tek bir ortak noktası var Avrupalıların, onları Türklerden farklı kılan. Tek ortak nokta. Avrupalının “TÜRK KORKUSU”.Tarihlerinde
kaç kere kendi aralarında savaşıp birbirlerini doğrarken, aniden durup:
"Durun! Türkler geliyooor! Hep berabeeer hücuuuuuuum!" deyip birlik
oldular?
| Bild:

© Muhsin Omurca
|
Hani
Türkler zırt pırt ufukta görünmeseler, çoktaaan silmişlerdi
birbirlerini tarihten. Bugün ilaç için bir tane bile Avrupalı
kalmamıştı piyasada.Allahtan bizimkiler arasıra "Ne bu gürültü
lan, gelirim şimdi oraya haaa!" deyu diklendiler de nesilleri
tükenmedi, bugünlere gelebildiler. Varlıklarını bize borçlular.Üstelik
sayemizde ikide bir barış yapıp, birlik oldular. Türkler olmasaydı
hayatta bir araya gelemezlerdi. Avrupa Birliğini de sayemizde kurdular.
O çok övündükleri kulübü biz Türklere borçlular. Uzun lafın kısası,
"Türkler, Avrupa Birliğinin hariçten kurucu üyesidirler".Ben
diyorum ki; Türkiye ve AB birbirini tamamlayan iki zıt kutup
gibidirler; "tencere-kapak gibi, alt-üst gibi, kuzey-güney, baş-son
gibi". Biz Yin ve Yang'ız. Binlerce yıldır neden at sırtında batıya
doğru yollara döküldük sanıyorsunuz? Kendi "Yang'ımızı" aramadaydık
tabii ki. Ve sonunda "Avrupa" isimli çıkmaz sokakta bulduk aradığımızı.
Kader yollarımızı birleştirdi. Bulduk bir kere Avrupalıyı bırakırmıyız
hiç? Biz biraz mazoşistsek, AB de o kadar sadist, Allah bir yastıkta
kocatsın.AVROmanlılar geliyor! Hem de davul dümbelek çala çala, döktüre döktüre... Hiç
nazsız, beklentisiz, arzusuz düğün görülmüş mü? Bugüne kadar ama hep
Avrupalı sürdü önümüze isteklerini, standartlarını. Şimdi sıra bizde.
Buyrun size birkaç Türk-standartı:• Kıbrısı verin! diye yırtınmayın hiç. Olmaz! Bizim geleneklerimize aykırı. Bizde önce evin büyük kızı evlenir.
| Bild:

© Muhsin Omurca
|
• Temizlik demek "tahratlanmak" demektir. Biz sizin gibi tuvalet kağıdı
değil, su kullanırız. Bizim tuvaletlerde illa ki taharat musluğu
bulunur. Bundan dolayı Avrupa’daki bütün ülkeler Estonya’dan Malta’ya,
İrlanda’dan Portekiz’e kadar hepsi helalarına taharat musluğu koyacak!
Mümkün olmayan tuvaletlerde ise içi su dolu Cola şişesi bulundurulacak.•
Avrupa’daki bütün dağların gölgeleri tespit edilecek. Atatürk silüetine
benzeyenler belirlenecek, o araziler Yunanistan’da bile olsa
çevrilecek, bölgede sürü otlatmak yasaklanacak.• Avrupa
bayrağına saygı kanunu çıkacak. Yani AB bayrağını balon yapıp
tekmelemek, sutyen, bikini-tanga olarak giymek, aptestsiz ellemek yasak
olacak. Evet, ne de olsa o 25 yıldızdan biri de bizim bayrağın
yıldızıdır! Ama illa ki serbest bırakacaksanız; en azından bizim
yıldızımızın edep yerine denk gelmemesine dikkat edilecek!• Demokrasi çok narin bir çiçektir. Korunmaya muhtaçtır! Tüm AB ülkelerinde demokrasiyi koruma görevini bizim ordu üstlenecek.•
AB üyesi olduğumuz an Osmanlıların hayali ve hedefi gerçekleşmiş
olacaktır. Bu nedenle AVROmanlı İmparatorluğunun başkenti İstanbul
olup, tüm vatandaşların alt-üst kimliği de "Avrupalı" değil "AVROmanlı"
olacaktır.Muhsin Omurca
© Qantara.de 2007
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!