EDEPLER - KİTABOOKU - Blogcu



KİTABOOKU

Bir kapris hikâyesi

4/10/2008 · Kategori: EDEPLER


Kaprisli bir insan mısınız sizce? Lafı dolandırmadan, dürüstçe? Ben en az bir konuda öyleyim. Lokantada, kafede yemek seçerken.

Yağmurlu, serince bir Bodrum akşamı. Bayram tatilinden evvel geldik güneye. Turistlerin, sosyetenin, paparazzilerin, parıltıların Bodrum’u bitmiş, yerlilerin, esnafın, sokak kedilerinin Bodrum’u başlamış. Sakin ve doğal. Bayrama kadar.

Ne vakit bir kafede otursak, ne zaman sipariş vermeye kalksak, Eyüp’ün garsonla diyaloğu bir saniye sürer, benimki dakikalar, bazen yarım saat alır. Menüdeki elli seçeneği zihnimde ona indirmeyi başardıktan sonra başlarım zavallı garsona ahiret soruları sormaya. “Şu yemeğin içinde et yok değil mi?” “Şunda kullandığınız yağ nedir, baharat ne kadar?” “Bunun içindeki kabak tereyağla mı ayçiçek yağıyla mı?” Garson nazik, sabırlı (hepsi değil elbette) cevaplar sorularımı. Beraber menüdeki on yemeğin üzerinden geçeriz tek tek. Sorularım bittikten sonra zihnimdeki on seçeneği genellikle beşe ya da dörde kadar indirmiş olurum. Ancak muhtemelen hâlâ hiçbir şeyi tam olarak beğenmemişim, karar verememişimdir. Bu sefer önerilerim başlar. Bir karar vermeden önce önerilerimin hangisinin gerçekleştirilebileceğini bilmem gerekir. “Acaba ızgara sebzeli salataya patlıcan ve pancar koymasanız da onun yerine kuşkonmaz ve mısır koysanız olur mu? Sezar salatasını marul değil Akdeniz yeşilliği ile yapabilir misiniz, olsun?” Biçare garson bunların cevabını bilemez. Aşçı bilir. O yüzden garson birkaç defa benim bulunduğum masa ile mutfak arasında mekik dokur. Bu geliş gidişlerin sonunda garson eğer hâlâ patlayıp işi bırakmamışsa, ikimiz beraber seçenekleri ikiye ve en nihayetinde bire düşürmeyi başarırız. Böylece yarım saatlik bir kargaşadan sonra ben siparişimi vermiş olurum. Bu arada Eyüp çoktan yemeğini bitirmiş, kahvesini içmektedir.

Hal böyle olunca hep ezik, mahcup olurum garsonlara, aşçılara karşı. Onları yoracağımı, uğraştıracağımı bilir, bundan dolayı utanır sıkılır, dilimi tutmaya ve Eyüp gibi iki saniyede sipariş vermeye çalışır ama gene dayanamaz obsesif halde ince ince ayıklarım menüyü. Bu sefer Bodrum Divan Palmira’nın kafesinde, elimde menü bunları düşünüp dururken baştan özür diledim sempatik garson kızdan. “Olsun merak etmeyin, sizinki de bir şey mi? Biz buna kapris değil kaprisçik diyoruz.” dedi. “Biz nelerle uğraşıyoruz bir bilseniz.”

Burası servisin dört dörtlük, ortamın keyifli,personelin güler yüzlü, içten ve yardımsever olduğu bir yer, düşünün. Burada kapris yapmak zor zannedersiniz. Ama anlatılanları duysanız. Anlaşılan kimi müşterilerin talepleri hudutsuz ve ne yazık ki tavırları kaba. Ancak anlatılanlar içinde bir şey zihnimde yer etti ve beni bu yazıyı yazmaya yöneltti. “Türk müşteri ile yabancı müşteri arasında çok fark var. Yabancılar daha güler yüzlü, daha anlayışlı oluyor. Zengin Türk müşteri ise kendisine servis yapan elemanı satın almış gibi davranıyor bazen. Eşit görmüyor bizi kendisiyle. Bizi yoran kapris filan değil, kabalık.”

Bu sözler çok düşündürdü beni. Bir dahaki sefere bir lokantada bir şeye kızdığınızda hatırlayın. Sakın siz de yaka silkilen yerli müşterilerden biri olmayasınız? Sonuçta ne istediğimizden daha önemli olan bir şey var: Nasıl istediğimiz. Üslup baki. Tüm insan ilişkilerinde olduğu gibi.

Elif ŞAFAK

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

EDEP TACINI GİYMEK

12/3/2007 · Kategori: EDEPLER


Edep bir tac imiş Nur-u Hüda’dan
Giy ol tacı, emin ol her beladan...

Mevlâna Celaleddin Rumî k.s. Hazretleri, Mesnevî’sinde şöyle diyor:


“Allah’tan edebe muvaffak olmayı dileyelim. Edebi olmayan kimse Allah’ın lütfundan mahrumdur.

Edebi olmayan yalnız kendine kötülük etmiş olmaz. Belki bütün dünyayı ateşe vermiş olur.

Nasıl mı? Şu misali dinle: Alışverişsiz, dedikodusuz ilâhi sofra gökten iniyordu.


Musa a.s. kavmi içinde birkaç kişi terbiyesizce, “hani sarmısak, mercimek?” dediler.

Ondan sonra gökyüzünün sofrası, ekmeği kesildi. Ekme, bel belleme, orak sallama kaldı.

Sonra İsa a.s.  şefaat edince Hak, yemek sofrası ve tabaklarla ganimetler gönderdi.

Yine küstahlar edebi terkederek sofradan yemek artığını aşırdılar.

İsa bunlara yalvardı: “Bu devamlıdır, yeryüzünden kalkmaz.

Bir ulu kişinin sofrası başında kötü zanna düşmek ve harislik etmek küfürdür.” dedi.

O rahmet kapısı, hırslarından dolayı bu görgüsüz dilencilerin yüzlerine kapandı.

İşte, zekât verilmeyince yağmur bulutu gelmez, zinadan dolayı da etrafa nice musibet yayılır.

İçine kasavetten, sıkıntıdan ne gelirse korkusuzluktan ve küstahlıktan gelir.

Kim dost yolunda pervasızlık ederse, erlerin yolunu vurucudur; namert odur.

Edepten dolayı bu felek nura gark olmuştur. Yine edepten dolayı melekler masum ve tertemiz olmuşlardır.

Bir melek olan Azazil de, yine küstahlık yüzünden kapıdan sürülmüştür.”

Edep, nefsini tanıyıp haddini bilmektir.

Edep, kul olduğunu anlayıp Yüce Mevlâ’ya yönelmektir.

Edep, kibri kırıp tavazuya sarılmaktır.

Edep, fani dünyayı tanıyıp boş davaları bırakmaktır.

Edep, Cenab-ı Hakk’ın ve varlıkların haklarını güzel korumaktır.

Edep, hayalı ve vefalı olmaktır.

Edep, pişman olunacak şeyleri yapmamaktır.

Kısaca edep, güzel ahlâktır.

Güzel ahlâk ise, içiyle dışıyla doğru olmak ve bu doğruluk üzere yaşamaktır. Buna denge ve istikamet denir.

Dengeli olmak, devamlı aynı güzel hâli korumaktır. Acı tatlı bütün hallerde istikametini bozmayan, dost ve düşmana karşı dürüstlükten ayrılmayan kimse dengeli insandır. Denge, insandaki akıl seviyesini gösterir.

Velilerden Seriy es-Sakatî k.s. der ki: “Edep, aklın tercümanıdır.” Bunun manası şudur: Herkes aklı kadar edepli olur. Edebi kıt, ahlâkı bozuk olana hakiki manada akıllı denmez.

**********************************************************************************

ARKADAŞLAR ...
http://ensarlar.blogcu.com/ DÜZENLEDİĞİ HATİM KAMPANYASINI
DUYURMAK İSTEDİM.

Kutlu Doğum Haftası vesilesiyle Efendiler Efendisi(sas) için 1001 Hatim indirmeyi hedefledik.Eğer siz de bunun sevabından

nasiplenmek isterseniz bloguma yorum yazarak

hatim alabilirsiniz.

  http://ensarlar.blogcu.com/

Hatimlerin teslim tarihi:30 Nisan 2007


Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

« Önceki ::

<-- Zirve100 kodu baslangici -->
Zirve100 En iyi

Zirve100 En iyi