Dobrucalı Saber Hala

2007-01-18 03:49:00

TUNA NEHRİ(Bu yazıyı aslen DOBRUCALI olduğum ve atalarımın hatıralarını yad etmek istediğim  için koydum. İ.Hakkı GÜRGENBURAN)Seher DURMAZ Dobruca... 460 sene, Osmanlı’nın adıyla namlı bir Türk diyarı. Dört bir yanında aslımızdan bir isim, her köşesinde tarihimizden bir mühür, her adımda kültürümüzden bir iz... Şehirleri mânidâr, insanları vefâdâr… Yolları sırlı, evleri ârî... Tuna’sı coşkulu, sahili dalgalı... Dünü, tarihiyle yümünlü; bugünü, hatıra yüklü... Mecidiye... Dobruca’nın mânâ yüklü kasabalarından biri. Tevâzu kanatlarının altında asalete bürünmüş bu kasaba, çok isim, nice mühür ve bin izle sertâc. Kasabayla aynı adı taşıyan camisi bir saf yapmış, bir yürek eylemiş kasabalıyı. Nice başlar eğilmiş, nice dizler bükülmüş, nice alınlar yere değmiş bu mütevazı mâbette. Mecidiyeli, Mecidiye Camii gibi, iki öğrenci yurduyla da bir saf, bir yürek olmuş senelerce. İki yurt ve pırıl pırıl öğrencileri, baş tâcı olmuş alçakgönüllü kasabalının. Buralardan ışıldayan sîmalarla, çok kalplerin zulmeti çözülmüş, çoğunun dünyasına şafak sökün etmiş. Bu ışığın gölgesi, bütün Dobruca’ya vurmuş. Dobrucalı’nın “ciğerpare”si olmuş, bu nâsiyesi parlak onlarca genç. Bu ışıltının kaynağında kaç yanık yüreğin sesi, kaç ak elin izi, kaç âşık gözün yaşı vardır, bilinmez? Bilinen biri var ki, o da, iki yurdun her türlü işinde, canla başla çalışan; yurt için, etinden tırnağından artıran; çalışanlara kucak açan; onların hislerini paylaşan... Evini ardına kadar açan; elini bol, sofrasını büyük tutan; hattâ aşını yurda taşıyan cândâde bir kadın... Saber Hala… Yaşı altmışı aşkın, cana yakın, bakışı derin, yüreği engin, gönlü zengin…Gözleri çekik, elmacık kemikleri çıkık, başı eğik…Yüzü güleç, sözübilgeç, özüdinç…Saber Hala; Dobruca’nın ulu bir çınarı, sessiz bir çağlayanı… Saber Hala; adına sabır işlenmiş, eline Hızır eli değmiş, yüreğine merhamet tohumu ekilmiş. Hiç kimse... Devamı