BUNLARI KESİN BİLİYORSUNUZDUR

2007-02-28 09:36:00

Bunları Biliyor musunuz? • Niagara Çağlayanı on bin yıl önceki oluşumundan bugüne kadar bulunduğu noktayı 15 kilometre içeri doğru aşındırmıştır. Aşınma bu hızla giderse jeologlar çağlayanın 22 bin yıl sonra tamamen ortadan kalkacağını düşünmektedirler. • Amazon Nehri Atlas Okyanusu’na her saniye 4.2 milyon m3 su boşaltmaktadır. • Dünya’nın %70’i sularla kaplıdır ama bu suyun ancak %1’i içilebilir niteliktedir. • Ses suda havada olduğundan üç, çelikte ise sudan beş kat hızlı hareket eder. • Çakan bir şimşek atmosferin ısısını 50.000 Fahrenheit’a kadar yükseltebilir. • Şimşeğin yere düşme gücü bazen 100.000.000 volta ulaşabilir. • Şimşekler toprağa her yıl 10.000.000 ton nitrojen aktarmaktadırlar. • Her an dünya atmosferinde yaklaşık 1800 fırtına kopmakta ve dünya yüzeyine her saniye yaklaşık 1000 yıldırım düşmektedir. • Dünyaya her gün 1000 ton meteor tozu yağmaktadır. • Nemli hava ısıyı kuru havadan daha iyi tutar, bu nedenle çöl geceleri tropik gecelerden çok daha soğuk geçer.... Devamı

YILDIRIM NASIL GERÇEKLEŞİR?

2007-01-15 03:38:00

<a href="http://www.blogcu.com/kitabooku"><img src=" http://ser8.imgdump.net/images/01122007/s8_6d14e2a5861355f.gif" border="0"></a><P style="FONT-SIZE:15 pt;COLOR:ddb377;FONT-FAMILY:Flubber">kitabooku</SPAN></B></P></center> </a><textarea readonly><a href="http://www.blogcu.com/kitabooku"><center><img src=" http://ser8.imgdump.net/images/01122007/s8_6d14e2a5861355f.gif" border="0"></a><P style="FONT-SIZE:16 pt;COLOR:ddb377;FONT-FAMILY:Flubber">kitabooku</SPAN></B></P></center></textarea>    <br><!-- END –KiTABOOKU-BANNER--><br> MULTİMEDYA   İNFOGRAFİKLER Yıldırım Nasıl Oluşur? Sağanak yağışın olduğu bölgelerde yıldırım riskinin bulunduğu belirten metoroloji uzmanları özellikle gökgörültülü yağışlarda bu riskin daha fazla olduğuna dikkat çekiyor ... Devamı

Kusursuz Doğadan Akılcı Taklitler

2006-12-24 19:47:00

DİĞER YAZILAR İÇİN • Arşiv 'e TIKLAYIN geko leopardinoİÇİNDE BULUNDUĞUMUZ yüzyılda bilimadamları yeni bir teknolojik ürün üzerinde çalışırken çoğunlukla doğadaki modellerden faydalanıyorlar. Son yıllarda doğada bulunan sistemlerden esinlenerek yapılan pek çok alet, sistem ve mekanizma insanlığın hizmetine sunuldu. Ve doğadaki modeller örnek alınarak yapılan bu alet ve mekanizmalar özellikle tıbbî endüstri, yapay zeka, robot teknolojisi, nanoteknoloji veya askerî donanım gibi sahalarda kullanılıyor. Doğa taklit edilerek geliştirilen bu teknolojik ürünlere pek çok örnek vermek mümkün. Meselâ toksik (zehirli) olmayan ve yeniden kullanılabilir olup ışığın yansımasıyla renklenen levhalar bu yeni ürünlerden biri. Levhaları üreten bilimadamlarının ilham kaynağı ise tavuskuşları. Bilindiği gibi tavuskuşları tehlike ânında savunma amacıyla kuyruklarında bulunan renkli tüyleri açıyorlar. İlginç olan ise tavuskuşunun tüylerinin kahverengi renk pigmentlerinden oluşuyor olması. Yani, tavuskuşunun tüyleri aslında renkli değil. Ama biz bu tüyleri rengârenk algılıyoruz. Bu şaşırtıcı göz yanılmasının sırrını araştıran bilimadamları tavuskuşunun tüylerinde bulunan keratin proteinin güneş ışığını çeşitli şekillerde kırıp yansıttığını ve kahverengi tüylerin de böylelikle renklendiğini keşfetmişler. Ardından tavuskuşunun bu özelliğini taklit ederek bu bilgiyi trafik ve okul uyarı levhalarında ve bilgisayar ekranlarında kullanmışlar. Hayranlık uyandıran bir başka doğa modelini ise gekolar oluşturuyor. Geko herhangi bir yüzeye tırmanan ve kayıp düşmeden bu yüzeye tutunabilen bir hayvan. Ayaklarında herhangi bir yapışkan ya da vakum yok. Tırmandıkları yüzeyde düşüp kaymadan durabilmeyi yüzeye düşük bir statik elektrik uygulayarak başarıyorlar. Bu bilgiyi alıp teknolojiye uyarlayanlar ise kumaş üreticileri. Bugün birçok fabrika yüzeye statik elektrik ile tutanabilen sandalye yüzleri üretiyor. Ve bu kumaşı yalnızca sandalyenin üzerine sererek ye... Devamı

Freud'un Son Yılları

2006-12-21 09:04:00

DİĞER YAZILAR İÇİN • Arşiv 'e TIKLAYIN Sefa SaygılıFreud, bir doktordu. Ancak isteksiz ve işini sevmeyen biriydi. Yahudilerin seçebileceği meslekler o zaman sınırlı olduğu için, mecburen tıbbı tercih etmişti. Zaten Freud da, “ne o zaman ne de daha sonra, doktorluk mesleğine karşı bir tutkum yoktu.” demekteydi. 1906 yılından ölüm yılı olan 1939’e kadar Freud’un yakın dostu olan Ferenczi, onun hakkında şöyle diyordu:1 “Freud, hastaların yalnızca ayaktakımı olduklarını söylerdi. Hastalar yalnızca, analistin (tedavi edenin) yaşamasına yardım ettiği (yani para kazandırdığı) ve kavram için materyal sağladığı takdirde iyidir. Onlara yardım edemediğimiz açıktır. Bu, terapatik bir nihilizmdir (yani tedavi hiçtir). Bununla beraber, bu kuşkuları onlardan saklayarak ve tedavi olma ümitlerini harekete geçirerek hastaları kandırırız.” Freud, felsefeye büyük ilgi duyuyordu. Bu yüzden teorilerini, hastalarını kendine göre yorumlayarak felsefik temellere oturttu. Psikanaliz adını verdiği metodu özel seanslarda, bir yandan purosunu içerek uygulardı. 1923’te kendisinde çene kanseri teşhis edildikten sonra bile, yine bu alışkanlığını sürdürdü. Kendisine uyanıklığı ve çalışabilme kapasitesini veren şeyin tütün olduğunu söylerdi. Sigmund Freud bu süre içinde çeşitli tümörleri aldırmak için tam otuzbir ameliyat geçirdi, ağzının yarısını değiştiren protezi defalarca çıkarttırıp taktırdı. 1938’de artık konuşması imkânsız hale geldi. Tümör habisti ve ameliyat edilemeyecek durumdaydı. Bu sırada Hitler, Avusturya’yı işgal etti. Freud önce ülkeden kaçmak istemedi. Sonunda göçmeye karar verdiğinde de Naziler gitmesine izin vermek için ondan fidye istediler. Ölüm yatağındaki Freud, zengin kütüphanesini ve diğer bütün önemli eşyalarını geride bırakarak Londra’ya gitti, oğlunun oradaki evine yerleşti. Orada da çalışmayı sürdürdü, ama artık hastalarıyla seanslarını kızı Anna yürütüyordu. ... Devamı