MUTFAĞIN BEREKETİ

2006-12-22 20:19:00

DİĞER YAZILAR İÇİN • Arşiv 'e TIKLAYIN AHMET ALEMDARİnsan, hem maddi hem de manevi olarak acıkan bir varlıktır. Manevi acıkma ruhta ve kalpte meydana gelir. Kalp acıkmış bir insanın mutfağı gibidir. Orada, açlığını giderecek çok şeyler vardır; bunlarla ya sen kendin yemek yaparsın veya �büyük� bir mekânda isen, aşçısı olan bir mutfağın bereketinden istifade edersin. Mutfakta aşçı varsa, onun hünerli elleriyle yapılan lezzetli yemekler insanın maddi yanını doyuma ulaştırdığı gibi, esintileri ruha kadar uzanan lezzetler de sunar. Şehirde acıkan insan, lokantaya gider. Vitrinde yemekler sunulmuştur. Herkes kendi ağız tadına uygun seçimlerde bulunur. Bu tercihte yemeklerin görüntüsünün de etkisi vardır. İnsanın kendi estetik beğenisi, yemek çeşidini belirleyebilir. İştahla yediği yemekle doyan kişi, teşekkürü kendisine yemek getiren garsona yapar. Oysa önemli olan servis yapan kişi değil, genellikle ortalıkta görünmeyen mutfaktaki aşçıdır. İşin sırrını keşfediş, aşçıyı bulduktan sonra başlayabilir. Aşçı bir tanedir ama servis yapanların sayısı çoktur. Yemeğin yapılışının ve lezzetinin sırları ise garsondan değil, aşçıdan öğrenilebilir. Öğrendiği sırlarla acıkmasını kontrol altına alabilmiş ve hatta son demde acıkmayan insan, insanlığının sınırını zorlayabilen demektir. Harikulade olmuş, yani âdetleri yok etmiş olan bu insan, artık kalp mutfağından Allah adına üreten bir imalathanedir. Evin mutfağı temiz ise, burada pişirilip bize sunulan yemekleri güvenle, huzurla yeriz. Ancak mutfak çeşitli haşeratı barındıracak kadar kirli ise, yemekten önce orasının temizlenmesi gerekli değil midir? Önce mutfağın kapılarının kapatılıp içerisinin ışıl ışıl olana dek arıtılması, oradaki herşeyin berrak hale getirilmesi arzu edilendir. İnsan bir �ev� ise, bu evin mutfağı, �kalb�tir. Ne mutlu o kişiye ki, usta bir aşçıdan yemek yapmasını, o yemeğe lezzetler katmasını, yemeği çeşitli şekillerle bezem... Devamı